﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık güncel - hastalıklar,çocuk sağlığı, kadın sağlığı, erkek sağlığı, şifalı bitkiler,alternatif tıp &#187; Anne ve Çocuk Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.saglikguncel.net/kategori/anne-ve-cocuk-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikguncel.net</link>
	<description>sağlık bilgileri,sağlıklı yaşam ve alternatif tıp ile ilgili geniş bilgi kaynağı.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Jul 2010 08:48:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Çocuğa Cinsel Eğitimle İlgili Bilgi Verme</title>
		<link>http://www.saglikguncel.net/cocuga-cinsel-egitimle-ilgili-bilgi-verme/</link>
		<comments>http://www.saglikguncel.net/cocuga-cinsel-egitimle-ilgili-bilgi-verme/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 11:51:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bir kisiye duygularini nasil anlatabilirsin]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel bilgi ögrenmek istiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel konuları coçuğuma nasıl anlatabilirim]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellikle ilgili bilgileri doğru öğrenmek]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellikle ilgili hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ve cinsellik bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[cocuklar icin dini cinsel bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara cinselliğiresimlerle nasıl anlatabiliriz]]></category>
		<category><![CDATA[çoçuklara dini bilgi verme]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların her istediklerini vermek]]></category>
		<category><![CDATA[egitimle]]></category>
		<category><![CDATA[egitimle ilgilei bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[islam cocuguma cinsiyeti nasil anlatabilirim]]></category>
		<category><![CDATA[ufo ile ilgili bilgi istiyorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncel.net/?p=948</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğa Cinsel Eğitimle İlgili Bilgi Verme Çocuğa Cinsel Eğitimle İlgili Bilgi Çoğumuz cinsiyet ve üreme konusunda anne babalarımız tarafından yeterince eğitilmemiş olmamızın acısını çekmişizdir. Bu yanlış tutumu çocuklarımıza karşı sürdürmemiz yanlış ve gereksizdir. Bizler için cinsellik ve üreme ile ilgili bilgi ne kadar önemli ise çocuklar açısından da o denli gereklidir. Küçük çocukların cinsellikle ilgili [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğa Cinsel Eğitimle İlgili Bilgi Verme</p>
<p>Çocuğa Cinsel Eğitimle İlgili Bilgi</p>
<p>Çoğumuz cinsiyet ve üreme konusunda anne babalarımız tarafından yeterince eğitilmemiş olmamızın acısını çekmişizdir. Bu yanlış tutumu çocuklarımıza karşı sürdürmemiz yanlış ve gereksizdir. Bizler için cinsellik ve üreme ile ilgili bilgi ne kadar önemli ise çocuklar açısından da o denli gereklidir. Küçük çocukların cinsellikle ilgili soruları cinsel duygular değil üreme konusudur. </p>
<p><span id="more-948"></span></p>
<p>Genellikle çocuklar 2-3 yaşlarında en geç 4 yaşında soru sormaya başlarlar. Bebekler nasıl olur? Ben nereden geldim? bu soruları gerçeklere dayanarak çocuğunuzun yaşını göz önüne alarak kısaca yanıtlayın. Çocuğunuz cinsellik ile ilgili bilgileri sizden edinsin bilgileri aktaran siz olun ki cinsiyet ve üreme ile ilgili bilgileri başkaları ile konuşması gerektiğini düşünmesin. Tartışmaktan kaçınmayın kötü yasak diye düşünmesin.</p>
<p>Sorduğu soru ne olursa olsun (cinsellik üreme) herşeyi bir çırpıda anlatmaya çalışmayın. Kısaca sadece sorulan soruyu doğru yanıtlayın. Anne babaların çoğu sorulan sorulan sorulara hayvanlar böcekleri örnek gösterirler. Ancak çocuk bundan tatmin olmaz. Onları ilgilendiren gerçek olgulardır. Çocuğunuz size cinsellik ve üreme ile ilgili sorduğu soru karşısında bu ne biçim bir soru edası ile ona bakmayın. Suratınızı buruşturup telaşa kapılmayın doğal olun. Çocuğunuzun sorduğu soruyu yanıtlamanın en iyi yolu belki de döl yatağı içerisinde fetüsün ne şekilde geliştiğini gösteren resim ya da kitaplardır. Hem meraklı gözler ile izleyecek hem de soruya yanıt alacaktır. İleride doğru olarak yanıtladığınız bu bilgileri hatırlayacak doğru kullanacaktır. Çocuklar anne-babalarından edindikleri bilgileri arkadaşları ile paylaşırlar bunda da bir sakınca yoktur. Ancak kendi cinsel yaşantınız ile ilgili bilgileri vermeyin. Böyle bir soru sorduğunda bunun sizin için özel olduğunu paylaşmak istemediğinizi belirtin. Çocuğunuz sizi çıplak giyinirken görürse doğal olun sakınmayın anne&#8217;nin ya da baba&#8217;nın anatomik yapısını gözlemler. Bunu özellikle yapmayın uzun süre çıplak dolaşmayın. Çocuğunuz karmaşık duygular içinde kalabilir. Çıplaklığınızın tahrik edici cinsel yönden uyarıcı bir nitelikte olmaması gerektiğini unutmayın. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncel.net/cocuga-cinsel-egitimle-ilgili-bilgi-verme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kardeş Kıskançlığında Görev Anne Babanın</title>
		<link>http://www.saglikguncel.net/kardes-kiskancliginda-gorev-anne-babanin/</link>
		<comments>http://www.saglikguncel.net/kardes-kiskancliginda-gorev-anne-babanin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 11:51:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[anne baba egitim klip aktif felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[anne babanın ailedeki görevleri]]></category>
		<category><![CDATA[babanin]]></category>
		<category><![CDATA[babanın görevleri]]></category>
		<category><![CDATA[büyük kardeş küçük kardeşi sıkıştırırsa]]></category>
		<category><![CDATA[çocugu kardeşe hazırlamak]]></category>
		<category><![CDATA[cocuklarda yeni kardes psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukta yenidoğan kardeş psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[gorev]]></category>
		<category><![CDATA[güzel söz anne baba]]></category>
		<category><![CDATA[karde351]]></category>
		<category><![CDATA[kardeş için güzel sözler]]></category>
		<category><![CDATA[kardeş psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşe güzel sözler]]></category>
		<category><![CDATA[kardese sözler]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşi olan çocuğun psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşi olan çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[kiskan231liginda]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan çocuk için güzel sözler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncel.net/?p=946</guid>
		<description><![CDATA[Kardeş Kıskançlığında Görev Anne Babanın Kardeş Kıskançlığında Görev Ailedeki ilk çocukların yaşadığı kardeş kıskançlığında anne ve babanın yanlış davranışları pek çok olumsuz duruma neden oluyor. Alman Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikoloğu Özge Türk kardeş kıskançlığının nedenini anlattı: &#8220;Kardeş kıskançlıklarının temelinde anne ve babanın ilgi ve sevgisinin bölünmesi korkusu yatmaktadır.Yeni doğan kardeş büyük çocuk için adeta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kardeş Kıskançlığında Görev Anne Babanın</p>
<p>Kardeş Kıskançlığında Görev</p>
<p>Ailedeki ilk çocukların yaşadığı kardeş kıskançlığında anne ve babanın yanlış davranışları pek çok olumsuz duruma neden oluyor.</p>
<p>Alman Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikoloğu Özge Türk kardeş kıskançlığının nedenini anlattı:</p>
<p>&#8220;Kardeş kıskançlıklarının temelinde anne ve babanın ilgi ve sevgisinin bölünmesi korkusu yatmaktadır.Yeni doğan kardeş büyük çocuk için adeta bir kumadır.</p>
<p><span id="more-946"></span></p>
<p>Yani anne ve babanın ilgi ve sevgisini artık yeni doğanla paylaşmak zorundadır. Ancak bu durum o kadar da kolay değildir. O ana kadar anne ve babanın ilgi odağı olan kişi kendi olmuştur.</p>
<p>Çocuk yeni doğan kardeşine karşı ikilemli duygular hisseder sevgi ve nefret arasında gidip gelir. Aslında onu sevmesi ya da sevmek zorunda olması çevre ve anne baba tarafından çocuğa benimsettirilmiş gibidir.Küçük<br />
kardeşini sevmediğini söylerse anne baba ve çevre tarafından ayıplanacak eğer sevdiğini söylerse en büyük alkışı o alacaktır.</p>
<p>O zaman alkışı almak yani küçük kardeşi sevmek ve benimsemek için kendini zorlar. Anne ve babasına da bu durumu ispatlamaya çalışır. Taşıyamayacak olsa da kardeşini kucaklayıp taşımak için ısrar eder ağlayınca ilk önce o koşar. Elbette ki anne ve babası onun bu davranışlarını beğenecek ve onurlandıracaktır başka türlü olamaz.</p>
<p>Sevgisi o kadar taşmaktadır ki küçük çocuğu eline alır sıkıştırır ve küçük çocuk ağlamaya başlar. Anne ve baba onu bu davranışı nedeniyle azarlar. İşte yine günah keçisi olmuştur. Oysa ki sadece küçük kardeşini ne kadar sevdiğini onlara ispatlamak istemiştir ama nafile. Onu anlayan yoktur&#8230;</p>
<p>Artık anne ve babasına yaranamamaktadır ve adeta bu dünya kardeşi ve kendi için dar gelmeye başlamıştır. İşte o zaman kıskançlık duyguları kabarmaya başlar. Artık ateşkes bozulmuştur ve savaş ilan edilmiştir.&#8221;</p>
<p>Çocuklar karşılaştırılmamalı</p>
<p>Psikolog Özge Türk bu tip durumlarda anne ve babanın her iki kardeşe olan yaklaşımlarında çok dikkatli olmaları gerektiğini açıkladı:</p>
<p>&#8220;Öncelikle her iki kardeş arasında mukayese yapmamak gerekmektedir. Her çocuk farklı özelliklerde farklı yeteneklerde farklı bireylerdir. O zaman aralarında mukayese ancak birbirleri arasında rekabete neden olur başka bir işe yaramaz.</p>
<p>Anne ve baba her iki çocuğa da sevgilerini göstermelidirler. Bazen ebeveynler çocukları aralarında paylaşırlar. Örneğin anne yeni doğanla baba büyük çocukla ilgilenir. Bu tutum da doğru değildir.</p>
<p>Çünkü diğer çocuk artık anne ve babasının onu sevmediğini ve ilgilenmediğini düşünebilir. Sevgi ortak ve paylaşılabilen bir duygudur ve her iki ebeveyn de her iki çocukla ilgilenebilmedir.&#8221;</p>
<p>Kardeş hakkında bilgi verilmeli</p>
<p>Yeni doğan dünyaya gelen bebekle ilgili büyük çocuğu bilgi verilmesi gerektiğine de değinen Psikolog Özge Türk büyük çocuğun doğacak olan kardeşe hazırlanması gerektiğine değindi.</p>
<p>Psikolog Özge Türk kardeş dünyaya geldikten sonra ise büyük çocuğa ufak sorumluluklar verilmesi gerektiğini açıkladı:</p>
<p>&#8220;Onun değerli ve işe yarar hissetmesini ve ağabey abla olduğunun bilincine varmasını sağlayacaktır. Bazı anne ve babalar çocuk yardım etmek istediğinde beceremeyeceğini düşünerek çocuğu engeller ya da gereksiz yere azarlarlar.</p>
<p>Bu gibi tutumlar çocuğun benlik saygısını zedeleyecek ve yalnızlığa sürükleyecektir. Çocuğu yeni doğan karşısında onurlandırmak gerekmektedir.&#8221;</p>
<p>Önemli olan takım ruhu yaratmak</p>
<p>Psikolog Özge Türk her iki çocuğu alarak birlikte oyunlar oynamanın hep birlikte bir yere gitmenin birlik ve beraber olma duygusunu pekiştirdiğini ve kardeşlerin takım ruhu hissetmelerini sağladığını açıkladı:</p>
<p>&#8220;Bu şekilde rekabet azalacaktır. Küçük kardeş büyüdüğünde yürümeye başlayıp konuştuğunda daha büyük kavgalar çıkabilecektir. Bu kavgalarda anne ya da babanın hakem konumunda olması kavgayı kızıştırabilir. Çocuklar kavga etmeye başladıklarında kozlarını kendi aralarında paylaşabilmeleri için bırakmak gerekmektedir.</p>
<p>Sakinleştiklerinde her ikisi de dinlenip problem yorumsuz olarak tanımlanabilir bu şekilde taraf tutulmadığı gösterilmiş ve çözüm için açık kapı bırakılmış olur. Birbirlerini şikayet ettiklerinde net olarak &#8220;Şikayet etmek yok!&#8221; denilebilir.</p>
<p>Ancak asla bir çocuktan yana olunmamalıdır. Çocukların ayrı ayrı bireysel özellikleri tanınmalı kendilerini en iyi şekilde ifade edebilecekleri ve zevk alacakları aktivitelere yönlendirilmelidir.</p>
<p>Daha sonra bunları birbirlerine anlatmaktan keyif alacaklardır. Kıskançlık doğal bir duygudur. Anne ve babanın kardeşler arasındaki bu duyguyu reddetmek yerine kabullenip onları anlamaya çalışması çocukları rahatlatır ve güvenli bir ortamda hissetmelerini sağlar.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncel.net/kardes-kiskancliginda-gorev-anne-babanin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyi bir çocuk yetiştirmek</title>
		<link>http://www.saglikguncel.net/iyi-bir-cocuk-yetistirmek/</link>
		<comments>http://www.saglikguncel.net/iyi-bir-cocuk-yetistirmek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 11:50:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[1 yaş çocuk nasil egitilir]]></category>
		<category><![CDATA[2 yaşındaki çocuk nasıl egitilir]]></category>
		<category><![CDATA[5 yaş çocuk nasıl eğitilir]]></category>
		<category><![CDATA[altı yaş çocuk nasıl egitilir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa iyi bir eğitimin püf noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk nasil egitilir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yetiştirmek hakkında kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara alay edince psikolojisi nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[çocuknasıleğitilir]]></category>
		<category><![CDATA[iyi bir çocuk yetiştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl daha iyi çocuk eğitimi verilir]]></category>
		<category><![CDATA[üç yaş çocuk nasil eğitilir]]></category>
		<category><![CDATA[üçyaş çocuk müzik indir]]></category>
		<category><![CDATA[yetistirmek]]></category>
		<category><![CDATA[yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncel.net/?p=944</guid>
		<description><![CDATA[İyi bir çocuk yetiştirmek İyi bir çocuk ÇOCUK EĞİTİMİNDE ÖNEMLİ PRENSİPLER Bir yıl sonrasını düşünüyorsan buğday ek On yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik Yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir. (Kuan Tzu) İyi bir çocuk yetiştirmek hazineler dolusu servetten daha hayırlıdır. Çünkü bunlar yaşayan hazinelerdir. (C.G.Salzman) 1. Ailede kazanılan davranış ve tutumlar her zaman düzenli bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İyi bir çocuk yetiştirmek</p>
<p>İyi bir çocuk</p>
<p>ÇOCUK EĞİTİMİNDE ÖNEMLİ PRENSİPLER</p>
<p>Bir yıl sonrasını düşünüyorsan buğday ek<br />
On yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik<br />
Yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir.<br />
(Kuan Tzu)</p>
<p><span id="more-944"></span></p>
<p>İyi bir çocuk yetiştirmek hazineler dolusu servetten daha hayırlıdır. Çünkü bunlar yaşayan hazinelerdir.<br />
(C.G.Salzman)</p>
<p>1. Ailede kazanılan davranış ve tutumlar her zaman düzenli bir eğitimin sonucu olarak<br />
değil genellikle karşılıklı etkileşim sonucu ve rasgele gerçekleşmektedir.<br />
2. Eğitimin en temel şartlarından birisi eğitici ve eğitilen arasındaki diyalogun<br />
(karşılıklı konuşmanın) sağlıklı olarak tesis edilmesidir. Bu ilişki ne kadar sağlıklı ise verilen eğitimin sonuçları da o kadar iyi olacaktır. Iyi bir iletişim kurmanın yolu da çocuğu ve kendimizi anlamaktan geçer.<br />
3. Eğer bir halk veya topluluğun diğerlerinden ayrıcalığı varsa onlar insanların<br />
haklarını gasp ederek insanlık âleminin başına bela olabilirler. Kısa bir zaman sonra böyle kimselerin kalpleri katılaşır başkalarının elem ve gözyaşları onları etkilemez olur. Çocuklar da baskı altında ezilen insan topluluklarındandır. Onları baskı altında tutanlar özellikle anne ve babalardır. Çocuklara revā görülen bu muameleler yeni yetişenler tarafından da görülerek âdetā gelenek hālini almaktadır.<br />
4. Çocukların davranışlarının kaynağı anne ve babalarının hareketleridir. Aslında<br />
hatanın kimde olduğunu daha iyi anlamak için onlar üzerinde araştırma yapmak gerekir. Çocuklar anne ve babalarına benzerler ve onların karakterlerini yansıtırlar.<br />
5.Bazıları başka çocukları örnek gösterirler: “Bak şu çocuğa nasıl hareket ediyor? Sen<br />
de böyle olmalısın!” diyerek çocuğun yaratılışına uygun olmayan şeyleri yaptırmaya kalkışıp çocuğu āsi hırçın ve pısırık bir hâle getirirler.<br />
6.Anne ve babaların yanlış davranışlarından ilk önemli örnek; kendi yapmadıklarını<br />
onlardan istemeleri.<br />
7. Ikinci örnek: Aşırı ileri görüşlülük: Bazı anne ve babalar yakınarak çocuklarına en<br />
iyi terbiye ve eğitimi verdikleri halde onların neden kötü davranışta bulunduklarını bir türlü anlayamadıklarını söylerler. Bunun sebebini biraz detaylı olarak araştırırsak şu sonuç ortaya çıkar: Bu kötü hareketlerin kaynağı çocuklara farkında olmadan verilen birkaç saatlik olumsuz derslerdir.<br />
8. Üçüncü örnek: Yanlış eğitim: Insanın keyfi yerindeyse kötü davranışları ve<br />
alışkanlıkları görmezlikten gelebilir.Ancak onu kızdıran bir şey varsa çocuğunu küçük bir hatadan dolayı cezalandırır. Bazen suç işleyen çocuklar bu işlediği suçu kabul edince dayak yerler. Bazen de yalan söyleyerek dayaktan kurtulurlar. En ufak hatadan dolayı –mesela bir bardak kırmak gibi- çocuk affedilmeyip hemen dövülebiliyor. Çocukları bu şekilde yetiştirmek ateşin üzerine benzinle gitmek gibidir.<br />
9. Çocukların duygularına değer vermezseniz ve sadece onlara haksızlık ederseniz kendinizden nefret ettirirsiniz.<br />
Küçük kız annesini sevindirmek için bardakla çiçek ***ürüyor merdivenleri çıkıyordu. Ayağı kayarak düştü ve bardak kırıldı. Annesi kızının ne yapmak istediğini öğrenmek gereği duymadan eline bir sopa alarak üzerine yürüdü…Bir yandan vurmayabir yandan da “Güzelim bardağı kırarsın ha!”diye bağırmaya başladı.<br />
Takdir ve öpücük beklerken bir ton dayak yiyen küçük Dilara yapılan haksızlık karşısında çok hiddetlendi. Uzun süre olanları unutamadı ve annesine içinden kin besledi. Ona bir daha çiçek hediye ettiğini gören de olmadı.<br />
10. Çocuklar arasında ayrımcılık yapılırsa ilgilenilmeyen ve horlanan çocuk iltifat gören ve sevilen diğer kardeşlerini kıskanır nefret ve kızgınlıkla bakar anne-babasına karşı ise kin duyar ve inat eder.<br />
11. Çocukları sevdikleri şeylerle korkutursanız onlardan soğutmuş olursunuz.<br />
12. Anne ya da babadan biri haklı olarak çocuğunu azarlar ve ceza verirken diğeri çocuğa arka çıkar korur ve şımartırsa çocuk kendisini azarlayan ceza verenden nefret eder.<br />
13. Çocuklarınıza karşı hissiz olur onların üzüntü ve sevinçlerine katılmazsanız böylece size karşı kin duymalarını sağlamış olursunuz.<br />
14. Çocuklarınız bir hata mı yaptı? Hemen alaya alıp dalga geçerek hatırlatırsanız böylece sizden nefret edebilirler.<br />
15. Çiğdem annesinden biraz dikiş dikmeyi öğrenince annesine becerikliliğini göstermek için bir mendil kenarı çevirmek istedi. Bu mendilin kenarını çevirirse annesi onu nasıl da takdir ederdi diye düşünüyordu.Ümitler içinde bütün dikkatini dikişe vermişti. Işin tam ortasındayken küçük kızın parmağına iğne batıverdi. Kızcağız bu acı karşısında feryat ve figan ederek yerinde zıplamaya başladı.Bu acısına bir çare bulur diye annesine koştu. Fakat ilgisiz ve düşüncesiz anne kızının bu haline acıması gerekirken kahkahayla gülmeye başladı. Diğer kardeşleri de annelerinin kahkahasına katıldılar. Iğnenin parmağına batmasından çok kendisiyle alay edilmesi acı veriyordu ona. Benzer olaylar ve annesinin benzer olayları devam ettikçe küçük yüreğinde annesine karşı kin ve nefret duyguları kabarıyordu. Artık hiçbir şeyle kendisini ispatlamak istemiyor nefreti davranışlarına da yansıyordu. Annesini üzmek için onun dediklerinin hep tersini yapıyordu. Anne ise Çiğdem’in bu ters davranışlarına bir sebep bulamıyor şaşırıyordu.<br />
16. Çocuklarınıza sık sık yalan söyler ve onları aldatırsanız işte o zaman size güven duymadıklarını görürsünüz.<br />
17. Çocuklara neyin nasıl yapılacağını öğretmeden; rasgele emirler verirseniz ve yapılıp yapılmadığını kontrol etmezseniz hiçbir zaman yerine getiremeyeceğiniz tehditler savurursanız sizi dinlemezler alay ederler. Daha sonra sizi aşağıladıklarını göreceksiniz.<br />
18. Hediye verme ya da ceza konusunda vaatlerde bulunursanız sözünüzü yerine getirin.Yoksa çocuklar sözlerinizin boş olduğunu tutarsız olduğunu anlarlar.<br />
19. Çocuklarınızın birbirlerini aşağılamalarına kavga ve gürültü çıkarmalarına müsamaha gösterir suçun kimde olduğunu araştırmadan hemen dayak atarsanız böylece çocukların birbirlerine düşman olacaklarını görürsünüz.<br />
20. Sürekli insanların kötülüklerinden bahsederseniz çocuklarınızı insan sevgisinden mahrum edersiniz.<br />
21. Anne ve babalar çocuklarına fakirlere ve yardıma muhtaç insanlara merhamet edilmemesi gerektiğini anlatarak cimrilik ederek bunlara yardım etmeyi “boş yere harcama” sayarlarsa çocukların kalbinde yardım etme duyguları tükenir. Artık fakirlere karşı hissiz ve soğuk davranırlar. Hatta onlardan nefret bile etmeye başlarlar.<br />
22. Anne ve babalar devamlı birbirleriyle tartışır hakaret eder sürekli hatalarla çocuklara örnek olurlarsa çocuklar onları aşağılarlar ve onlar da kavgacı ve tartışmacı olurlar.<br />
23. Çocuklarınıza küçük yaştan itibaren zavallı ve masum insanların acılarıyla alay etmeyi öğretirseniz onlar da muhakkak böylece zalim ve acımasız olacaklardır.<br />
24. Çocuğunuz birisine öfkeliyse onu destekleyip kışkırtmakla işte onların yüreklerine intikam hırsını rahatça yerleştirmiş olursunuz<br />
25. Birileri çocuğunuzu aşağılar veya ona hakaret ederse siz bunu iyice abartırsanız kalbindeki kin ve intikam hisleri eksilmez.<br />
26. Çocuklarınıza başkalarının uğradığı felaketler karşısında sevinme öğretilirse onlar diğer insanların mutluluklarına kızıp kıskanırlar ve böylece kalplerdeki sevgi ve merhamet duyguları kaybolur.<br />
27. Çocuklarınızı bazı hayvanların kirli ve pis olduklarına inandırabilirseniz onları diğer hayvanlardan da tiksindirebilirsiniz.<br />
28. Çocuklarınız tabiatın güzellikleriyle ilgilenmek isterlerse buna mani olunursa onları değişik telkinlerle bu duygudan vazgeçirmeye çalışılırsa o vakit tabiata karşı duyarsız ve hissiz olacaktır.<br />
29. Çocuklarınıza henüz öğrenim yaşına gelmeden ısrarla yabancı dil öğretmeye çalışırsanız göreceksiniz kabiliyetlerinin nasıl köreldiğini.<br />
30. Çocuklarınıza cinlerden hayaletlerden büyüden peri masallarından kötü kalpli cadıdan bahsedilirse böylece onların her gece cin ve hayaletlerden korktuklarını göreceksiniz.<br />
31. Çocukları ölümden korkutmamak için onun çok korkunç bir şey olmadığını anlatmalısınız.<br />
32. Çocuklarınıza Allah’ın hep ceza verip azap ettiğini anlatırsanız böylece onların Allah’tan ve dinden uzaklaştıklarını göreceksiniz.<br />
33. Çocuklarınızı dinden uzaklaştırmak istemiyorsanız dini bilgileri öğrenmeleri için baskı yapmamalı hatta bu sebeple onları dövmemelisiniz.<br />
34. Dindar insanları kötüleyip arkalarından konuşarak çocuklarınızı dinden uzaklaştırmış olursunuz.<br />
35. Istedikleri her şeyi hemen yerine getirirseniz çocuğunuz inatçı biri olur.<br />
36. Çocuklarınızı yalan söylemesini istemiyorsanız onları küçük yaşta buna alıştırmamalısınız.<br />
37. Çocuklarınızın size her anlattığına hiçbir araştırma yapmadan inanırsanız onları yalancı yapabilirsiniz.<br />
38. Çocuklarınız yaptıkları hataları size bildirip doğru söyledikleri zaman onları cezalandırırsanız böylece yalan söyleme ihtiyacı duyarlar.<br />
39. Çocuklara nazlanmasına neden olacak şekilde davranıp üzerine fazla düşerseniz tembelliğe ve yalana teşvik etmiş olup konuşmalarınızla yalan söylemelerini kolaylaştırabilirsiniz.<br />
40. Çocuklarınıza her şeyin kötü tarafını gösterirseniz; onları somurtkan kendilerinden şikayet eden ve hayatta karamsar insanlar yaparsınız.<br />
41. Çocukları başkaları aleyhinde konuşmaya teşvik ederseniz büyüdüklerinde iftira atmaya da alıştırmış olursunuz.<br />
42. Sahip olamayacakları şeyleri güzel göstermek suretiyle çocuklarınızı somurtkan ve çekilmez hale getirebilirsiniz. Hiç de kötü hayatları olmayan çocuklar yaşantılarından memnun olmamaya başlarlar.<br />
43. Normal isteklerine aldırılmayan fakat zorla yaptırmak istedikleri hemen yerine getirilen çocukların inatçı hale geldiklerini göreceksiniz.<br />
44. Çocukları sevmedikleri ve başaramayacakları meslekleri seçmeye zorlamamalısınız yoksa yetenekli olmadıkları mesleklerde beceriksiz faydasız ve neşesiz hale gelirler.<br />
45. Her istediklerinde çocuklarınıza bol bol harçlık verir ve bu parayı ne yaptıklarını hiç sormazsanız zamanla hırsızlık yapmaya yönelirler.<br />
46. Çocuklarınızın gözleri önünde evliliğe dair mahrem olan şeyleri yaparsanız ruhsal yapıları bozulur.<br />
47. Her istediklerini yemelerine göz yumarsanız çocuklarınızı obur yapabilirsiniz.<br />
48. Çocuklarınızın kendilerini size beğendirmek için gösterdikleri gayretleri görmezlikten gelmeyin. Aksi halde onları tembel düzensiz ve hayata karşı isteksiz yapabilirsiniz.<br />
49. En küçük hatalarından dolayı bile çocuklar dövülürse çok kolay aptal olurlar.<br />
50. Aşırı içki içen anne-babalar çocuklarınızın nasıl geri zekâlı olduğunu gözlerinizle görün!<br />
51. Çocukların her işi başkalarına yaptırılır kendi başlarına bir iş yapmalarına da fırsat verilmezse beceriksiz ve pısırık bir hâle gelirler.<br />
52. Çocuklarınızın düzenli ve tertipli olma heveslerini kırmayın yoksa onları düzensiz bir hâle getirebilirsiniz.<br />
53. Çocuklarınızı küçük yaşta süslü püslü gösterişli ve modaya uygun giyindirirseniz büyüdüklerinde onları “moda hastası” tipler olarak görebilirsiniz.<br />
54. Çocuklara sık sık çalışmanın zorluğundan bahsetmeyin bahsederseniz bu onların avare ve haylaz kimseler olarak yetişmesini sağlar.<br />
55. Çocuklarınızı çok küçük yaşlarda zekalarının gelişmesi için zorlarsanız onların böylece aptallaştıklarını görebilirsiniz:<br />
Bir profesörün sevimli bir kızı dünyaya gelmişti. Birkaç hafta sonra hareketleriyle gösterdiği zeka belirtileri anne ve babayı pek sevindirmişti. Bir yaşına geldiğinde yaptığı ilginç hareketlerle söylediği sözlerle dikkatleri üzerine toplamaya başlamıştı.<br />
Çocuk gücünden fazla gayret göstermeye başladı. Arkadaşları dışarıda oynarken o odasına kapanıp hayret edilecek kadar çok şeyler öğrendi. Dört yaşına geldiğinde her şeyi okuyabiliyor bu arada Fransızca ve coğrafya dersleri alıyordu. Altı yaşındayken tarih dersleri almış ve çoğu yazarları okumuştu. On iki yaşına geldiğinde eski medeniyetlerden bahsediyor bir sanat tenkitçisi gibi şair ve yazarları tenkit ediyor yeni çıkan savaşların sonuçları hakkında kendinden emin şeyler söylüyordu.<br />
Ne var ki on üç yaşından sonra gerilemeye başladı. Kızcağız okuduğunu anlayamaz ve hiçbir şeyi kafasında tutamaz hâle geldi. Sonunda kafası hiçbir şey alamaz aptal biri oldu. Çocuklar ata benzer. Daha gelişmeden önce onlara yük vurulursa küçük ve güçsüz kalırlar.<br />
56. Çocuklara paranın çok değerli bir şey olduğunu sık sık hatırlatırsanız cimrileştirirsiniz.<br />
57. Durmadan vazifelerini anlatmak çocukları öğüt dinlemez hale getirir göreceksiniz ki zamanla duyarsız bir hâle geleceklerdir.<br />
58. Kötü alışkanlıkları çocuklarınızın yanında sık sık tekrarlarsanız onların sizi örnek aldıklarını ve bu alışkanlıkları kazandıklarını görebilirsiniz.<br />
59. Çocukları ya kendi hallerine bırakmak; yahut bakıcılara emanet edip onlarla hiç ilgilenmemek kötü huylu hâle getirir.<br />
60. Çocuklarınızı sağlıklı büyütmek istiyorsanız onların üzerine titreyip çok nazlı yetiştirmeyin.<br />
61. Temiz hava ve bol güneşten mahrum yaşamak sağlıksız yetişmeye yol açar.<br />
62. Çocukların üzerine titremek en ufak bir rahatsızlıktan dolayı doktor doktor gezdirmek hazır yiyeceklere alıştırarak bol bol ilaç vermek onları ölüme yaklaştırır.<br />
63. Çocuklarınızı sağlıksız bir bakıcıya verirseniz onların da hastalıklı ve zayıf kimseler olduğunu görürsünüz.<br />
64. Bütün rahatsızlıkların ana kaynağı bizzat insanın ta kendisidir. Cahillik bātıl inançlar tembellik başıbozukluk ve en önemlisi fikri hayatın kaynağı olan din ve manevi değerlerin yeterince bilinmemesidir. Şâyet bu hastalıklara şifā bulmak gerekiyorsa:<br />
1. Insanların düşünmeye sevk edilerek kendilerine dönmeleri sağlanmalıdır. Yegâne çarenin de bizzat kendilerinde olduğu onlara anlatılmalıdır.<br />
2. Çocuklar mantıklı ve yaradılışlarına uygun olarak eğitilmeli ve yetiştirilmelidir. Insanların kurtuluşu ancak iyi eğitim iledir.</p>
<p>ÇOCUK NE YAŞARSA ONU ÖĞRENIR:<br />
65. Eğer bir çocuk sürekli eleştirilmişse; kınama ve ayıplamayı öğrenir.<br />
66. Eğer bir çocuk kin ortamında büyümüşse; kavga etmeyi öğrenir.<br />
67. Eğer bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa ; sıkılıp utanmayı öğrenir.<br />
68. Eğer bir çocuk sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse; kendini suçlamayı öğrenir.<br />
69. Eğer bir çocuk hoşgörü ile yetiştirilmişse; sabırlı olmayı öğrenir.<br />
70. Eğer bir çocuk desteklenip yüreklendirilmişse; kendine güven duymayı öğrenir.<br />
71. Eğer bir çocuk övülmüş ve beğenilmişse taktir etmeyi öğrenir.<br />
72. Eğer bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyümüşse; adil olmayı öğrenir.<br />
73. Eğer bir çocuk güven ortamı içinde yetişmişse; inançlı olmayı öğrenir.<br />
74. Eğer bir çocuk kabul ve onay görmüşse; kendini sevmeyi öğrenir.<br />
75. Eğer bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncel.net/iyi-bir-cocuk-yetistirmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hiperaktivite Babadan Erkek Çocuğa Miras Kalıyor</title>
		<link>http://www.saglikguncel.net/hiperaktivite-babadan-erkek-cocuga-miras-kaliyor/</link>
		<comments>http://www.saglikguncel.net/hiperaktivite-babadan-erkek-cocuga-miras-kaliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 11:50:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[babadan]]></category>
		<category><![CDATA[babadan çocuğa miras]]></category>
		<category><![CDATA[babadan kalan miras paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[babayla erkek çocuğun resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[cocuga]]></category>
		<category><![CDATA[ergen hiper aktif]]></category>
		<category><![CDATA[ergende hiper aktif ve dikkat eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik te erkekçocuğa davraniş]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlikte dikkat eksikliği ve hiper aktiflik]]></category>
		<category><![CDATA[erişkin hiperaktif]]></category>
		<category><![CDATA[erişkinlerde dikkat eksikliği hiper aktive bozukluğunun tedavi şekli]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[hiperaktif eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[hiperaktif hastaliginin tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[hiperaktivite]]></category>
		<category><![CDATA[hiperaktivite tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kaliyor]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[miras paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinlerde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncel.net/?p=942</guid>
		<description><![CDATA[Hiperaktivite Babadan Erkek Çocuğa Miras Kalıyor Hiperaktivite Babadan Erkek Çocuğa Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun okul öncesi dönemden erişkin döneme kadar hayatı olumsuz etkileyen önemli bir rahatsızlık olduğu belirtildi. Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Semerci yaptığı açıklamada dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu hastalığının son yıllarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hiperaktivite Babadan Erkek Çocuğa Miras Kalıyor</p>
<p>Hiperaktivite Babadan Erkek Çocuğa</p>
<p>Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun okul öncesi dönemden erişkin döneme kadar hayatı olumsuz etkileyen önemli bir rahatsızlık olduğu belirtildi.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Semerci yaptığı açıklamada dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu hastalığının son yıllarda bulunmuş gibi gündeme geldiğini ancak 1902 yılında tanımlandığını ve yeni bir hastalık olmadığını belirtti.</p>
<p><span id="more-942"></span></p>
<p>&#8221;Hiperaktif çocuk&#8221; diye bir tanımın doğru olmadığını ifade eden Semerci &#8221;Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tedavi edilmesi gereken bir sorundur. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu dikkatini toplayamamak aşırı hareketlilik ve dürtüsellik içimizden gelen ama ifade edilemeyen bir duygudur. Bireyde bu bulguların hepsi olabileceği gibi bazen sadece biri de görülebilir&#8221; dedi.</p>
<p>Semerci hiperaktifliğin sadece düz duvara tırmanan yerinde duramayan değil saatlerce televizyon önünden kalkamayan çocukta da olabileceğine dikkati çekerek şunları söyledi: &#8221;Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu önemli bir rahatsızlıktır. Çünkü okul öncesi dönemden erişkin döneme kadar hayatı olumsuz etkiler. Yani dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu bir çocuk hastalığı değil erişkin dönemde de görülebilmektedir. Doğru şekilde ele alındığı zaman kolay tedavi edilebilmektedir. Bütün yaşam boyunca hem çocukluk hem de daha sonraki dönemde erkek çocuklarda kız çocuklardan daha fazla görülüyor. Dünyada ortalama yüzde 5 oranında görülüyor. Bu rakam yaklaşık her sınıfta 1 çocuk demektir. Bizim gibi nüfusu genç olan bir ülke için önemli sorunlardan biridir.&#8221;</p>
<p>Genetiğin dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun nedenleri arasında yer aldığını vurgulayan Semerci &#8221;Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olumsuz olsa da bir çeşit babalardan erkek çocuklara miras kalan bir sorun. Hastalığın yakın akrabalarda olması da bir etkendir. Beyinden salgılanan dikkat süremizi davranışlarımızı tutumlarımızı etkileyen maddelerin salınımındaki bazı dengesizlikler bu hastalığın nedenlerindendir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>AİLELER KENDİLERİNİ SUÇLUYOR</p>
<p>Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu bulunan çocukların ailelerinin &#8221;Biz bir şey yaptık ki bu çocuk böyle oldu&#8221; diye kendilerini suçladıklarını anlatan Semerci şöyle devam etti: &#8221;Hiçbir anne baba çocuğunu dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu yapacak kadar becerikli değil. Ancak hastalığın daha ileriye ya da daha kötü duruma gitmesinde tutumları davranışları ve beklentileri çok önemlidir. Ailelerin yapacağı davranışlar hastalık oluşturmaz ancak hastalığın kötüleşmesine neden olabilir. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun başka ruhsal sorunlarla çok sık beraberliği görülüyor.&#8221;</p>
<p>&#8221;AKLI BAŞINA GELİR DİYE BEKLENMEMELİ&#8221;<br />
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun ergenlik döneminde geçmediğini tedavi edilmediği takdirde davranış bozukluğuna dönüşerek daha büyük sorunların ortaya çıkabileceğini dile getiren Semerci &#8221;Bu çocukları sahiplenmemiz ve yardımcı olmamız lazım. Eğer bu çocukları biz sahiplenmezsek başkası mutlaka sahiplenir. Bu başkaları da çoğu zaman olumlu ve iyi yerlerde sahiplenmezler. O zaman aklımız başımıza gelir ancak artık faydası olmaz. Ergenlik dönemi çok daha olumsuzluğun peş peşe yaşanabildiği dönemdir. &#8216;Aklı başına gelir&#8217; diye beklenmemeli çünkü gelmeyecektir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Semerci hastalığın tedavisinin çok kolay olmadığını ve tedavide özellikle ailelere ve öğretmenlere büyük görevler düştüğünü vurgulayarak şunları kaydetti: &#8221;Önemli olan sorunu kabullenip çözüm yolu aramaktır. Kabullenilmediği zaman baş edemiyoruz. Çocuğun durumunun zekayla ilgisi yok. Bu çocukların aşırı korunmaya desteklenmeye gereksinimi de yok. Aksine bazı şeyleri başarmak için bazı şeyleri yapmaya ihtiyaçları var. Okul öncesi dönemde bulguları fark edip uzmana ***ürüldüğünde 0-6 yaş grubunda sınırları iyi koyabilmek ve iyi düzen kurabilmek sorunu ortadan kaldıracaktır.&#8221; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncel.net/hiperaktivite-babadan-erkek-cocuga-miras-kaliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kardeşlerin çatışmaları nasıl önlenebilir</title>
		<link>http://www.saglikguncel.net/kardeslerin-catismalari-nasil-onlenebilir/</link>
		<comments>http://www.saglikguncel.net/kardeslerin-catismalari-nasil-onlenebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 11:48:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[catismalari]]></category>
		<category><![CDATA[doğu anadolu geçinememe sebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik sorunları ile ilgili makale pdf]]></category>
		<category><![CDATA[geçinemeyen kardeşler]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşle geçinememe]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşle geçinememek]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşler çatışması]]></category>
		<category><![CDATA[kardesler gecinememek]]></category>
		<category><![CDATA[kardeslerin]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşlerin sorumlulukları]]></category>
		<category><![CDATA[onlenebilir]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji eğitimi ve ilerlemesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncel.net/?p=940</guid>
		<description><![CDATA[Kardeşlerin çatışmaları nasıl önlenebilir Kardeşlerin çatışmaları nasıl Ergenlik çağındaki çocuklarla evdeki daha küçük yaştaki çocukların çatışmaları sık yaşanan bir durumdur. Peki bu çatışma nasıl aşılabilir? Evde huzur nasıl temin edilebilir? Birçok ergenin evde kardeşleri ile çok iyi geçinemediği görülür. Oysa ergenlikte bireyin yaşı çocukluğa nispeten büyüdüğü için ebeveynin beklentisi kardeşleri konusunda ergenden destek beklemek şeklinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kardeşlerin çatışmaları nasıl önlenebilir</p>
<p>Kardeşlerin çatışmaları nasıl</p>
<p>Ergenlik çağındaki çocuklarla evdeki daha küçük yaştaki çocukların çatışmaları sık yaşanan bir durumdur. Peki bu çatışma nasıl aşılabilir? Evde huzur nasıl temin edilebilir?</p>
<p>Birçok ergenin evde kardeşleri ile çok iyi geçinemediği görülür. Oysa ergenlikte bireyin yaşı çocukluğa nispeten büyüdüğü için ebeveynin beklentisi kardeşleri konusunda ergenden destek beklemek şeklinde olur. Ama çoğu zaman ergen bu beklentiye hiç cevap vermediği gibi muhalif tepkiler </p>
<p><span id="more-940"></span></p>
<p>vererek ebeveyninin işini zorlaştırabilir. Peki nedir ebeveynin kardeşler konusunda beklentileri ve ergenin bu beklentileri karşılayışı nasıl olur?</p>
<p>ANNE-BABANIN BEKLENTİLERİ NELER?</p>
<p>* Kardeşinin dersine yardım etsin.</p>
<p>* Kardeşleri ile zaman geçirsin.</p>
<p>* Kardeşleri odasına geldiğinde sert bir dille onları kovmasın. Eşyalarına dokundular diye evde küçük kıyamet koparmasın.</p>
<p>* Kardeşlerinin bakımında anneye yardımcı olsun (daha ziyade kırsalda görülen bir beklentidir).</p>
<p>* Kardeşlerine olumlu örnek olsun. Giyimi kuşamı ile konuşmaları ile vs…</p>
<p>* Kardeşlerine hakaret etmesin onları eleştirmesin.</p>
<p>* Kardeşlerine güler yüz göstersin.</p>
<p>* Büyük kardeşlerinin fikirlerine saygı duysun.</p>
<p>* Onlara itiraz etmesin vs…</p>
<p>KÜÇÜK KARDEŞ ANNE-BABANIN HAFİYESİ DEĞİLDİR</p>
<p>Ergen gerek içinde bulunduğu gergin psikolojiden ve gerekse ebeveynlerinin yanlış tutumlarından dolayı çoğu zaman ergenlik döneminin sınırları içinde kardeşleri ile pek geçinemez. Ama bu geçici bir durumdur. Ve yaşın ilerlemesi ile birlikte zamanla ilişkiler düzelir aslında. Bir ergenin kardeşi konusunda ifadesi şöyle olmuştu: “Kardeşime sinir oluyorum; çünkü o bir ispiyoncu. Özellikle beni gözetliyor veya arkadaşlarımla olan konuşmalarımı dinliyor ve aileme yetiştiriyor. Gerçi ailem buna zemin hazırladı en başta.”</p>
<p>Bu cümleden de anlaşıldığı gibi ebeveynin yanlış tutumu mevcut öfkeyi fazlasıyla alevlendirmiş. Ergene göre küçük kardeşi onun evde istediği gibi davranmasına mani olan eşyalarına zarar veren evde anne babasına karşı sulanarak yakınlaşan ve sonrasında kendisinin kötü görünmesine sebep olan ders çalıştırmak zorunda olduğu vs&#8230; bir engel. Bütün bu nedenler ergenin kardeşini suçlamasına sebep olur. Bunun dışında ergen bulunduğu dönemden kaynaklı tepkilerini ani bir biçimde gösterdiğinden ve aile anında müdahale edip ergeni eleştirdiğinden dolayı ise ergen ikinci kez kardeşini suçlar. Çünkü bu defa kardeşini hem kendisine bir engel olarak görür ve hem de ailesinin kendisine onun yüzünden kızdığını düşünerek kardeşini suçlar.</p>
<p>Ergen kendisine kardeşleri konusunda sorumluluk verilerek çok ezildiğini ve ebeveyninin kardeşlerini koruma adına ev içinde haksızlık yaptığını düşünür.</p>
<p>Tabii burada kardeşin yaş dönemi de çok önemlidir. Yaşça kendisine çok yakın olan kardeşi ergen için hem bir rakiptir ve hem de bir arkadaş. Bu pozisyondaki kardeşi ile genellikle ortak kullanılabilecek mekan veya eşyalarla ilgili olarak çatışır. Bazen çok şiddetli tartışmaları olsa da çok yakın da olabilirler.</p>
<p>KARDEŞİNİN YANINDA BÜYÜK ÇOCUK ELEŞTİRİLMEMELİ</p>
<p>* Kardeşlerin çatışmasına müdahale etmemeli.</p>
<p>* Ergenin yanlış tutumlarını kardeşinin yanında yermemeli.</p>
<p>* Kardeşlerinin olmadığı bir ortamda ergenin de fikrini alarak kardeşlerinin sorunlarını konuşmalı.</p>
<p>* Ergenin yanlış tutumları yalnızken ve eleştirel olmayan bir üslupla sakince ergene aktarılmalı birlikte sebepleri irdelenmeli ebeveyn bu konuda ergene anlaşılma duygusunu yaşatmalı.</p>
<p>* Kardeş ilişkileri konusunda en ufak olumlu gelişmeler anında pekiştirilmeli.</p>
<p>* Evde zaman zaman baş başa bırakılmalı. (Direkt sorumluluklar dile getirilmeksizin. Ergen zaten çoğu zaman içten içe kardeşine karşı sorumlu olduğunu bilir. Kendisine hatırlatılmasından ise çoğu zaman nefret eder.)</p>
<p>* Otorite sadece ebeveyne ait olmalı.</p>
<p>* Evin ortamı müsaitse ayrı odalar tercih edilmeli. Küçük kardeşin hatalarından dolayı ergen suçlanmamalıdır.</p>
<p>* Küçük kardeşlerin ergenle ilgili olarak ebeveyne bilgi aktarımı engellenmeli.</p>
<p>* Evde hiç kimse bir diğerine hakaret edemez veya rencide edici davranamaz. Kuralı ev içinde genelleştirilmeli. Ve kararlı olunmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncel.net/kardeslerin-catismalari-nasil-onlenebilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saldırgan çocuğun nedenleri</title>
		<link>http://www.saglikguncel.net/saldirgan-cocugun-nedenleri/</link>
		<comments>http://www.saglikguncel.net/saldirgan-cocugun-nedenleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 11:48:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[cocugun]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda saldırgan davranışların nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[çocukta saldırganlık nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[okullarda şiddet ve saldırganlık nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[saldirgan]]></category>
		<category><![CDATA[saldırgan çocuk için dua]]></category>
		<category><![CDATA[saldırgan çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[saldirgan cocuklara dua]]></category>
		<category><![CDATA[saldırgan davranış ve nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[saldırganlık konusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncel.net/?p=938</guid>
		<description><![CDATA[Saldırgan çocuğun nedenleri Saldırgan çocuğun neden Çocuğa aile içinde çevrede veya okulda sözel ve fiziksel şiddet uygulanması saldırganlığa yol açar. Yine: Evde çevresinde saldırgan davranışlarda bulunan bir modelin olması Çocuğun sürekli baskı ve kısıtlamayla karşı karşıya kalması Konulan sınırlar ve kuralların yeterince anlatılmaması Çocuğa evde ya da okulda çift mesaj verilmesi–tutarlı dengeli davranışın ona öğretilememesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Saldırgan çocuğun nedenleri</p>
<p>Saldırgan çocuğun neden</p>
<p>Çocuğa aile içinde çevrede veya okulda sözel ve fiziksel şiddet uygulanması saldırganlığa yol açar. Yine:</p>
<p>Evde çevresinde saldırgan davranışlarda bulunan bir modelin olması<br />
Çocuğun sürekli baskı ve kısıtlamayla karşı karşıya kalması<br />
Konulan sınırlar ve kuralların yeterince anlatılmaması</p>
<p><span id="more-938"></span></p>
<p>Çocuğa evde ya da okulda çift mesaj verilmesi–tutarlı dengeli davranışın ona öğretilememesi<br />
İlgi ve sevgi eksikliğ<br />
Çocuğun anne ve babası ile sağlıklı özdeşim kuramaması<br />
Organik bir rahatsızlık<br />
Bedensel veya zihinsel herhangi bir engele sahip bulunma<br />
Çocuğun daha önce gösterdiği saldırgan davranışların ödüllendirilmiş olması da aynı olumsuzluğu yaratır<br />
Aşırı disiplin<br />
Son olarak da televizyonda ya da bilgisayar programlarındaki şiddet içeren yayınları başlıca saldırganlık nedenleri olarak sıralayabiliriz.<br />
Çocuk şiddete meyilli ise<br />
ne yapılması gerekir?<br />
Ev ve okul ortamında kesinlikle sözel ve fiziksel şiddetten kaçınmalı<br />
Çocuğun saldırgan davranışları cezalandırıldığı veya dayakla durdurulmaya çalışıldığında bu saldırganlık örneği olmaktan başka bir işe yaramaz.<br />
Saldırgan davranışlar konuşulmalı sonuçlarının neler olabileceği anlatılmalı aynı durumla karşılaşsa neler hissedeceği üzerinde durulmalı<br />
Çocuğa duygu ve düşüncelerini anlatma olanağı ve sabrı gösterilmeli<br />
İki çocuk arasında oyun esnasında olabilecek tepkisel davranışlarda taraf tutulmamalı daha iyi olumlu ve paylaşımcı nasıl oynayacakları konusunda yardımcı olmalı<br />
Saldırgan davranış karşısında davranış durdurulmalı asla ödül niteliği taşıyan tavizler verilmemeli<br />
Saldırgan davranışın altında yatan temel nedenlerin neler olabileceği konusu titizlile araştırılmalı<br />
Yargılayıcı mükemmelliyetçi tutumdan kaçınılmalı<br />
Saldırgan çocuklar sporla ilgili faaliyetlere okul takımı yüzme halk oyunları kültürel etkinlikler drama santraç gezi fotoğrafçılık gibi etkinliklere yönlendirilmeli<br />
Evde ve okulda yaşına uygun görev ve sorumluluklar verilmeli<br />
Saldırganlık sonunda eşyaya verdiği zararı harçlıklarını biriktirerek karşılaması teşvik edilmeli<br />
Çocuğun sorununu ve öfkesini saldırgan davranışlara başvurmadan ifade etmesi teşvik edilmeli bunu yaptığında çocuk sözel ve duygusal olarak takdir edilmelidir.<br />
Çocuğun saldırgan davranışlarında yetişkinlere düşen en önemli görev sakin olmak dinlemek anlatmak yol göstermek ve model olmak ve en önemlisi sevgi dilini sözel ve bedensel olarak mutlaka kullanmak ve olumlu davranışı takdir ve teşvik etmektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncel.net/saldirgan-cocugun-nedenleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ani bebek ölümü</title>
		<link>http://www.saglikguncel.net/ani-bebek-olumu/</link>
		<comments>http://www.saglikguncel.net/ani-bebek-olumu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 11:47:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ani]]></category>
		<category><![CDATA[ani bebek ölümü sendromu makaleler ppf]]></category>
		<category><![CDATA[ani ölüm ile ilgili hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ölüm melodileri]]></category>
		<category><![CDATA[bebekleri yatırmak için ninniler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitimi ile alakalı hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitimi ile ilgili anilar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ölümü hakkında hadis]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ölümü ile ilgili hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[dusuk bebek ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[dusuk cocuk hakkinda hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hadisi şerif bebek ölümü]]></category>
		<category><![CDATA[hadislerde ölüm anı]]></category>
		<category><![CDATA[ibretlik video ölüm anı çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[küçük doğan bebek anneleri]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm anı ile ilgili hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[olumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncel.net/?p=936</guid>
		<description><![CDATA[ANİ BEBEK ÖLÜMÜ SENDROMU: BEŞİK ÖLÜMÜ SENDROMU Ani bebek ölümü TANIM: Ani bebek ölümü sendromu (ABÖS) 1 yaşından küçük bebeklerin bilinmeyen nedenlerle aniden ölmelerini tanımlayan bir terimdir. Ani bebek ölümü sendromu (beşik ölümü olarak da bilinir) gelişmiş ülkelerde 1-12 aylık bebekler arasında en sık görülen ölüm nedenidir. Birkaç tıbbi araştırmada bu sendromla ilişkili biyolojik ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ANİ BEBEK ÖLÜMÜ SENDROMU: BEŞİK ÖLÜMÜ SENDROMU</p>
<p>Ani bebek ölümü</p>
<p>TANIM:<br />
Ani bebek ölümü sendromu (ABÖS) 1 yaşından küçük bebeklerin bilinmeyen nedenlerle aniden ölmelerini tanımlayan bir terimdir. Ani bebek ölümü sendromu (beşik ölümü olarak da bilinir) gelişmiş ülkelerde 1-12 aylık bebekler arasında en sık görülen ölüm nedenidir.</p>
<p><span id="more-936"></span></p>
<p>Birkaç tıbbi araştırmada bu sendromla ilişkili biyolojik ve çevresel risk etmenlerinin belirlenmiş olmasına karşın gerçek nedenle ilgili kesin bilgi yoktur. Dünya çapında yapılan birçok çalışmada yüzükoyun (karnının üstüne) yatırılan çocukların yüksek risk altında oldukları gösterildi. Bebeklerin yatırılma pozisyonu ülkeler arasında farklılık gösteriyor; ABD&#8217;deki bebekler on yıl önce çoğunlukla yüzükoyun yatırılıyordu. Daha sonra bazı ülkelerde olduğu gibi ABD&#8217;de de annebabalar sağlıklı bebeklerin sırtüstü yatırılması için teşvik edilmeye başlandı.</p>
<p>JAMA&#8217;da yayımlanan üç yeni araştırma bu konuda hâlâ başka çalışmalara gereksinim olduğunu ortaya koydu. Ulusal Çocuk Sağlığı ve İnsan Gelişimi Enstitüsü&#8217;nün (National Institute of Child Health and Human Development: NICHD) bir çalışmasında ABD&#8217;de yüzükoyun yatırılan bebeklerin oranının 1992 yılında %70 olduğu ancak 1996 yılında %24&#8242;e düştüğü saptandı. Aynı süre içinde ani bebek ölümü sendromu yaklaşık %38 azaldı. NICHD&#8217;nin yürüttüğü ikinci çalışmada düşük gelir düzeyine sahip Afrika kökenli Amerikalı annelerin bebeklerini yüzükoyun yatırma olasılığının daha fazla olduğu belirlendi. Araştırmacılara göre doğumdan sonra bebeğinin hastanede yüzükoyun yatırıldığını gören annelerin %93&#8242;ü evde de aynı pozisyonda yatırıyor.</p>
<p>Massachusetts ve Ohio&#8217;daki yaklaşık 8000 annenin yer aldığı başka bir çalışmada bebeklerini bir aylıkken yüzükoyun yatıran annelerin oranı sadece %18 iken bebekleri üç aylık olduğunda bu pozisyonda yatırmaya başlayan annelerin oranının %29&#8242;a yükseldiği belirlendi.<br />
Araştırmacılar bu artışın annelerin ailelerinden arkadaşlarından başka çocuklardan ve bebeklerinin davranışlarından etkilenmeleri sonucu ortaya çıktığını bildiriyorlar. Araştırmacılar bebeklerin yüzükoyun yatırılmasını önlemek amacıyla Afrika kökenli Amerikalılar ya da İspanyol kökenliler düşük gelir düzeyine sahip 29 yaşından genç daha önce çocuk sahibi olmuş ya da 8 haftalıktan küçük bebeği olan yüksek risk grubundaki annelere yönelik eğitim programlanna gereksinim olduğunu belirtiyorlar. Ayrıca hastanelerde de yeni doğan bebeklerin sırtüstü yatırılarak doğru uyku pozisyonunun yerleştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>
<p>ANİ BEBEK ÖLÜMÜ SENDROMUNA İLİŞKİN RİSK ETMENLERİ:</p>
<p>Araştırmacılar ani bebek ölümü sendromunun nedenini bilmemelerine karşın olasılığı artıran etmenleri tanımladılar:</p>
<p>Yüzükoyun uyuyan bebekler<br />
Sigara dumanına maruz kalan bebekler<br />
Anneleri gebelik döneminde sigara içenler<br />
Anneleri ilk hamileliği sırasında 20 yaşından küçük olanlar<br />
Anneleri doğum öncesi sağlık bakımı için hiç başvurmayanlar ya da geç başvuranlar<br />
Erken doğan ya da düşük doğum ağırlıklı bebekler<br />
Kış aylarında doğanlar<br />
Erkek bebekler</p>
<p>RİSK AZALTMANIN YOLLARI:<br />
Ani bebek ölümü sendromunu önlemenin güvenli bir yolu olmamasına karşın riski azaltabilecek önlemler şunlardır:</p>
<p>Bebekleri sırtüstü yatırmak<br />
Doğumdan önce iyi bir sağlık bakımı<br />
Sigara içilmeyen bir çevre<br />
Sert bir yatak<br />
Bebeğin altına yastık ya da battaniye gibi yumuşak malzemeler yerleştirmemek<br />
Bebeği çok sıcak ortamda bulundurmamak (giydirerek örterek ya da aşırı sıcak bir odada yatırarak)<br />
Rutin kontrolleri ve aşıları yaptırmak<br />
Hafif bir hastalıktan sonra bile bebeği birkaç gün yakından gözlemlemek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncel.net/ani-bebek-olumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yumurtlama Dönemi Hesaplama</title>
		<link>http://www.saglikguncel.net/yumurtlama-donemi-hesaplama/</link>
		<comments>http://www.saglikguncel.net/yumurtlama-donemi-hesaplama/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 11:46:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[adet dönemi hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[adet döngüsü hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[adet hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[cin takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kalma]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik dönemi hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikten korunma]]></category>
		<category><![CDATA[otomatik çin takvimi hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtalama dönemi hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlam dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlama]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlama donemi]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlama dönemi hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlama dönemi hesaplaması]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlama donemi takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlama dönemini hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlama gunu hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlama takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlama tarihi hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlama zamani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncel.net/?p=934</guid>
		<description><![CDATA[Yumurtlama Dönemi Hesaplama Yumurtlama Dönemi Hesap Advanced Woman Calendar; kullanıcı dostu arayüzü sayesinde kadınlara yönelik aybaşına ait döngüyü kaydetmeye ve izlemeye yumurtlama takvimi ve hamilelik hesaplamaya yarayan bir programdır. Programla güvenli günleri ya da hamilelikten kaçınma günlerini hesaplayabilir ve hatta bebeğin (kehanet) cinsiyetini tahmin edebilirsiniz. Advanced Woman Calendar doğal doğum kontrolü yöntemi kullanmak isteyenlere takvim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yumurtlama Dönemi Hesaplama</p>
<p>Yumurtlama Dönemi Hesap</p>
<p>Advanced Woman Calendar; kullanıcı dostu arayüzü sayesinde kadınlara yönelik aybaşına ait döngüyü kaydetmeye ve izlemeye yumurtlama takvimi ve hamilelik hesaplamaya yarayan bir programdır. Programla güvenli günleri ya da hamilelikten kaçınma günlerini hesaplayabilir ve hatta bebeğin (kehanet) cinsiyetini tahmin edebilirsiniz.</p>
<p><span id="more-934"></span></p>
<p>Advanced Woman Calendar doğal doğum kontrolü yöntemi kullanmak isteyenlere takvim usulünü bilgisayar ortamında takip etme imkanı sağlar. Doğurganlık günleriniz hamilelik durumunuz yumurtlama dönemi içindeki olaylar ve gelecek için bazı tahminlerde bulunabilir.</p>
<p>Programın yumurtlama takvim göstergesi farklı renklerde gösterilerek daha kolay anlaşılabilmesine yardımcı olur.</p>
<p>Özellikleri:<br />
Hamilelik ve yumurtlama takvimi.<br />
Kolay kullanım.<br />
Tüm hesaplanmış veriler doğrultusunda tahminde bulunabilir.<br />
Bebek cinsiyeti tahmin edebilir (ya da kehaneti).<br />
Birden fazla kullanıcı için parolayla koruma mevcut.<br />
Yazdırma desteği mevcut.</p>
<p>Adet dönemi düşük doğurganlık doğurgan olmayan günler yumurtlama cinsel ilişki sıkıntı gibi günler takvim içinde gösterilebilir.</p>
<p>Adet döngüsü elle ya da otomatik girilebilir. Pencere içinde 4 aylık takvim ve luteal faz gösterilebilir. Windows başladığı anda çalışabilme durumuna göre ayar yapılabilir.</p>
<p>Programı Türkçe kullanabilmek için izleyeceğiniz yol ise şu şekildedir: &#8216;File&#8217; > &#8216;Configure&#8217;ye tıklayıp gelen pencere içinden Türkçe&#8217; yi seçip &#8216;OK&#8217; butonuna tıklayınız. Programı açtığınızda bir kullanıcı adı ve parola oluşturmalısınız. Bu bilgileri bir yere not almayı unutmayınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncel.net/yumurtlama-donemi-hesaplama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bıngıldağın Erken Kapanması</title>
		<link>http://www.saglikguncel.net/bingildagin-erken-kapanmasi/</link>
		<comments>http://www.saglikguncel.net/bingildagin-erken-kapanmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 11:45:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[1]]></category>
		<category><![CDATA[1 aylıkken bıngıldağın erken kapanması]]></category>
		<category><![CDATA[15 aylık bebekte bıngıldak]]></category>
		<category><![CDATA[3 ay bıngıldak]]></category>
		<category><![CDATA[3 aylık bebekte bıngıldağın kapanması]]></category>
		<category><![CDATA[3 aylik bebekte bingildak]]></category>
		<category><![CDATA[3aylık bebeklerde bıngıldağın kapanması]]></category>
		<category><![CDATA[5 aylıkken bıngıldak]]></category>
		<category><![CDATA[bebegin bingildagi]]></category>
		<category><![CDATA[bebegin bıngıldağı ne zaman kapanır]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğin kafasındaki bıngıldak]]></category>
		<category><![CDATA[bebek bıngıldağı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek bıngıldağı ne zaman kapanır]]></category>
		<category><![CDATA[bebek bıngıldağı nezaman kapanır]]></category>
		<category><![CDATA[bebek bingildağinin büyük olmasi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek bingildak]]></category>
		<category><![CDATA[bebek bıngıldak kapanması]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler bingildağinin erken kapanmasi]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde alnin erken kapanmasi]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde başın yumuşak olması]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde bingildak kapanmasi]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde bingildak ne zaman kapanir]]></category>
		<category><![CDATA[bebklerde bıngıldak erken kapan mane zaman kapanır]]></category>
		<category><![CDATA[bıngıldağın erken kapanması]]></category>
		<category><![CDATA[bıngıldağın kapanması]]></category>
		<category><![CDATA[bıngıldak erken kapanma]]></category>
		<category><![CDATA[bıngıldak erken kapanması]]></category>
		<category><![CDATA[bıngıldak kapanması]]></category>
		<category><![CDATA[bıngıldak ne zaman kapanır]]></category>
		<category><![CDATA[bıngıldak ne zaman kapanmalı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk bıngıldağı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara bıngıldak kapanma ne zaman olur]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda bıngıldağın kapanması]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda bıngıldak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda bıngıldak kapanması]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda kafa ve bıngıldak]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların bıngıldağı ne zaman kapanır]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların bıngıldakları ne zaman kapanır]]></category>
		<category><![CDATA[çocukta bıngıldak]]></category>
		<category><![CDATA[erken kapanan bingildak]]></category>
		<category><![CDATA[ön bıngıldağın erken kapanmasında ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[ön bıngıldak bebeklerde ne zaman kapanır]]></category>
		<category><![CDATA[ön bıngıldakta erken kapanma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncel.net/?p=932</guid>
		<description><![CDATA[Bıngıldağın Erken Kapanması Bıngıldağın Erken Kapan Yenidoğan bebekte anne-babalar bebeğin başına dokunmaktan korkarlar. Çünkü bebeğin kafasının üzerinde bıngıldak adı verilen yumuşak kısımlar vardır ve dokunulduğunda hafifçe içeri çöker. Aslında bıngıldaklar dokunmaya karşı oldukça dayanıklıdır. ıngıldağın iki önemli görevi vardır: 1.Doğumu kolaylaştırmak 2.Bebeğin beyninin dışarıya doğru rahatça büyüyebilmesini temin etmek. Bebeğin kafasında altı tane bıngıldak vardır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bıngıldağın Erken Kapanması</p>
<p>Bıngıldağın Erken Kapan</p>
<p>Yenidoğan bebekte anne-babalar bebeğin başına dokunmaktan korkarlar. Çünkü bebeğin kafasının üzerinde bıngıldak adı verilen yumuşak kısımlar vardır ve dokunulduğunda hafifçe içeri çöker. Aslında bıngıldaklar dokunmaya karşı oldukça dayanıklıdır.</p>
<p><span id="more-932"></span></p>
<p>ıngıldağın iki önemli görevi vardır:<br />
1.Doğumu kolaylaştırmak<br />
2.Bebeğin beyninin dışarıya doğru rahatça büyüyebilmesini temin etmek.<br />
Bebeğin kafasında altı tane bıngıldak vardır. Elle dokunduğumuzda ancak iki bıngıldağı fark edebiliyoruz.</p>
<p>Bebeğin fark edemediğimiz bıngıldakları doğumdan sonraki 2 ile 3 ay arasında kapanır.<br />
Öndeki bıngıldak alnın hemen üzerinden başlar ve genişliği beş santimetreye kadar varabilir. Şekli baklava dilimine benzer. Bu bıngıldak bebek altı aylıkken kapanmaya başlar 18 aylık olduğunda tamamen kapanır. Ön bıngıldağın dört aydan erken kapanması beyin gelişimini büyümesini engelleyebileceği için dikkatli olunmalıdır. Arkadaki bıngıldak ise kafanın arkasında küçük ve üçgen bir şekil olarak görülür. Öndeki bıngıldağa göre daha az farkedilen bu bıngıldak üçüncü ayda kapanır. Bıngıldakların geç kapanması bir hastalık belirtisi olabilir. Tiroit hormonu eksikliği ya da D vitamini yetersizliğinde bıngıldaklar geç kapanabilir.<br />
Bebek doğarken kafatası kemikleri henüz tam gelişmemiştir ve son şeklini almamıştır. Zaten böyle olması gerekir. Çünkü bebek dış dünya ile tanışmadan önce doğum kanalından geçmesi gerekir. Sert kafatasıyla geçemeyeceği bu kanalı ayrık kafatası kemikleri ve arasındaki esnek doku sayesinde zarar görmeden geçer. Bıngıldak adı verilen bu boşluklar sayesinde kafatası kemikleri birbirine yaklaşır; hatta üst üste bile binebilir. Böylece bebeğin kafası doğum kanalının şeklini alır ve doğum bu sayede gerçekleşir. Ayrıca bebeğin beyni de bu sıkışmadan dolayı zarar görmez.</p>
<p>Ayrıca kafa kemiklerinin ayrık ve yumuşak olması beynin büyümesine imkan sağlar. Beyin büyümesi sürdükçe kafa kemiklerindeki eklem yerleri ve bıngıldak yumuşak olduğu için kafatası büyümesi mümkün olmaktadır. Oysa bıngıldaklar olmasa kafatası kemikleri büyüyemeyeceği için beyin de küçük kalır. Kafatasının büyümesi sadece beynin büyümesiyle olur.<br />
İshalli bir bebekte içine doğru çökmüş bıngıldak bebeğin su ihtiyacı olduğunu gösterir. Acilen bebeğe yeterli miktarda su verilmesi gerekir. Bu durumda çocuk doktorunuzu arayınız. Bıngıldağın olduğundan fazla çıkıntılı durması da kafa içi basıncının arttığına işaret eder ve doktor kontrolü gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncel.net/bingildagin-erken-kapanmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pişiğe Ne İyi Gelir &#8211; Bebeklerde Pişiğe Ne İyi Gelir</title>
		<link>http://www.saglikguncel.net/pisige-ne-iyi-gelir-bebeklerde-pisige-ne-iyi-gelir/</link>
		<comments>http://www.saglikguncel.net/pisige-ne-iyi-gelir-bebeklerde-pisige-ne-iyi-gelir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 11:45:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik ve pişik oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğimin poposunda kızarıklıklar var]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde popo kızarıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerin poposunda oluşan yaralar resimli]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda pişik]]></category>
		<category><![CDATA[cocuklarda pişik problemi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda popo kızarıklığının nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda yazın görülen cilt problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[cocukta popo cilt yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[en sık görülen çocuklardaki cilt problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[pişiklere ne iyi gelir]]></category>
		<category><![CDATA[popo pişiği]]></category>
		<category><![CDATA[yazın oluşan pişiklere ne iyi gelir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncel.net/?p=930</guid>
		<description><![CDATA[Pişiğe Ne İyi Gelir &#8211; Bebeklerde Pişiğe Ne İyi Gelir Pişiğe Ne İyi Gelir Pişik Oluşumunu Engellemek Tedaviden Daha Kolaydır Pişik olan bebek pişikli bölgesinde yanma batma ve kaşınma hisseder. Bu da sürekli bir ağlama ve huzursuzlanmaya neden olur. Tedavi edilmeyen pişiklerde çok kısa süre içerisinde o bölgede yeni enfeksiyonlar oluşur. Bu nedenle pişiğin tedavisinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pişiğe Ne İyi Gelir &#8211; Bebeklerde Pişiğe Ne İyi Gelir</p>
<p>Pişiğe Ne İyi Gelir</p>
<p>Pişik Oluşumunu Engellemek Tedaviden Daha Kolaydır</p>
<p>Pişik olan bebek pişikli bölgesinde yanma batma ve kaşınma hisseder. Bu da sürekli bir ağlama ve huzursuzlanmaya neden olur. Tedavi edilmeyen pişiklerde çok kısa süre içerisinde o bölgede yeni enfeksiyonlar oluşur. Bu nedenle pişiğin tedavisinden önce oluşumunu engelleyecek Pişik Kremi’ni düzenli olarak kullanmanızda fayda var.</p>
<p><span id="more-930"></span></p>
<p>Bebeğinizi Pişikten Korumanın Yolları</p>
<p>• Bebeğin cildi tahriş edici sert sabun gibi maddelere maruz bırakmayın.<br />
• Kullandığınız hazır bezin sürekli kuru olmasına dikkat edin. Eğer bez ıslak ise hemen değiştirin.<br />
• Bebeğin altındaki kızarıklığı görür görmez burasını ılık suyla yıkayın ve tamamen kurulayın daha sonra çinko oksit içeren Nivea Baby Pişik Kremini bolca sürün.<br />
• Bebeğin altının temizi kuru ve serin kalması sağlayın.<br />
• Güneşten mümkün olduğunca kaçının<br />
• Enfeksiyonlara karşı tedbirli olun.<br />
• Pişik kremini gün içinde her alt değişiminde kullanın.<br />
• Bu uygulamalara rağmen bebeğinizin pişiği geçmiyor veya daha iyiye gitmiyor ise hemen doktorunuz ile görüşün.</p>
<p>Pişik Kremini Nasıl Kullanmalısınız?</p>
<p>• Bebeğin bez bölgesini her değişimde iyice temizlemelisiniz.<br />
• Pişik kreminin özellikle bebeğin cilt kıvrımları arasına da nüfuz etmesine dikkat ederek ince bir tabaka halinde sürmelisiniz.<br />
• Pişik kremini her bez değişiminde kullanmalısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncel.net/pisige-ne-iyi-gelir-bebeklerde-pisige-ne-iyi-gelir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
